Güncel

Üniversitede artık böyle hocalar da var

2 Ocak 2010 Cumartesi, 00:01   CUMARTESİ

Üniversitede artık böyle hocalar da varProf. Dr. Yasemin İnceoğlu, Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, Yrd. Doç. Dr. Yasemin Çilingiroğlu ve Yrd. Doç. Dr. Defne Karaosmanoğlu... Herbiri farklı üniversitelerde görev yapan bu akademisyenler mesleklerine yakıştırılmayan sıradışı özellikleriyle dikkat çekiyor. Onlar bisiklete biniyor, halı saha maçları düzenliyor, defileye çıkıyor, bale yapıyor ve kafalardaki “hoca” imajını yıkıyor

Bale yapıyor, tenis ya da futbol oynuyor, motosiklet kullanıyor, kampusun içinde bisiklete biniyorlar... Öyle ki onları her an bir sahada arkadaşlarıyla maç yaparken, kasklarını takmış motosiklet sürerken ya da öğrencileriyle birlikte yelken yaparken görebilirsiniz. Kariyerlerindeki başarıları kadar öğrencileriyle iyi ilişkileri ve farklı yönleriyle de dikkat çeken sıradışı akademisyenler bu sayede birçoğumuzun kafasında yer eden imajı yıkıyor. İşte Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde görev yapan ve çok yönlü kimlikleriyle adlarından söz ettiren akademisyenler...

Futbol oynuyor motosiklete biniyor

Futbol izleyen kadınlara alıştık ama 35 yaşındaki Yrd. Doç. Dr. Defne Karaosmanoğlu futbol oynamaktan hoşlanıyor. Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde görev yapan Karaosmanoğlu’nun bir diğer tutkusu da motosiklet. Çocukluğundan beri ağabeyiyle futbol oynayan Karaosmanoğlu eğitim için Kanada’ya gittiğinde kız takımlarına katılarak profesyonel olarak bu oyunu oynamış. “Türkiye’ye döndükten sonra da futbola devam ettim. Şimdi kız erkek karışık her hafta halı saha maçı yapıyoruz. Kızlarla oynamak, bizden gol yemek erkeklerin gücüne gidiyor ama alışıyorlar” diyen Karaosmanoğlu aynı zamanda motosiklet de kullanıyor: “Motosiklete ilgim 3-4 sene önce başladı. İstanbul’da trafik nedeniyle araba kullanmayı hiç sevmiyorum. Motosikleti daha çok gezme amaçlı kullansam da okula da motosikletle gidip geldiğim oluyor.”

 Bisiklet turları ünlü

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tosun Terzioğlu matematik dersi veriyor. Öğrencileri tarafından çok sevilen ve  “Öğrencilerin bir hocayı sevmesi zordur ama ben bunu başardım” diyen Terzioğlu, hobilerini öğrencileriyle birlikte yapmaktan keyif aldığını anlatıyor: “Çoğu zaman aktivitelere protokolde değil de öğrencilerle birlikte katılırım. Bir keresinde hiç tanımadığım bir grup öğrenciyle tek pota basketbol oynadım.  Mesela yelkeni de çok seviyorum ve üniversitenin yelken kulübündeki öğrencilere katılıyorum.” Kampusta bisiklet turlarıyla da ün salan Terzioğlu şunları anlatıyor: “Bisiklet sürmeye çok müsait bir kampusumuz var.  İlk zamanlarda beni bisiklet üzerinde görünce çok şaşırıyorlardı ama zamanla kendileri de bisikletlerini getirmeye başladılar.”

İmkan olsa her şeyi yapmak isterim

Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi. Kolundaki dövmesi, 1.80 cm boyu ve fiziğiyle dikkat çeken 48 yaşındaki İnceoğlu’nun deyim yerindeyse on parmağında on marifet var. İngilizce, İtalyanca ve Fransızca bilen, beş yaşından 20 yaşına kadar bale yapan, tenis, yüzme, dalış gibi sporlarla ilgilenen İnceoğlu, bu yönlerinin farklı kişiliğiyle ilgili olduğunu söylüyor: “Küçüklüğümden beri farklı bir çocuktum. Herkesin yaptığını yapmaktan hoşlanmazdım. Öğrenmeyi, yenilikleri tanımayı çok seviyorum. Dolayısıyla pek çok farklı yönüm çıkıyor. Mesela beş yaşından beri spor yapıyorum ve her dönem farklı aktivitelerle uğraştım. Spor yapmadığım zamanlarda kendimi yorgun hissediyorum. Hastalık derecesinde merakım ise seyahat. Tüm Avrupa’yı gezdim diyebilirim. Aynı zamanda profesyonel rehberlik brövem de var. İçimde yaramaz bir çocuk ve riskleri seven bir yönüm var. O yüzden imkan olsa her şeyi yaparım. İnsanların bana ‘Aa! Sen akademisyen misin?’ demelerine çok şaşırıyorum. Aslında akademisyenlik böyle olmalı.” Bir dönem yardım amaçlı bir defilede mankenlik de yapan İnceoğlu, gelen tüm tekliflere rağmen akademisyenliği seçtiğini anlatıyor: “Benim için önemli olan entelektüel açıdan gelişmemdi. Defilede de, üniversitede de sahneye çıkıyorsunuz aslında. Ama üniversitede fiziğinizle değil bilgi birikiminizle çıkıyorsunuz. Bu beni daha çok etkiledi.”

O bir biatlon şampiyonu

Sıradışı akademisyenlerden bir diğeri ise Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Çilingiroğlu. 2009 yaz biatlon şampiyonu olan Çilingiroğlu, gençliğinden bu yana sporu hiçbir zaman ihmal etmediğini söylüyor. Uzun mesafe koşucusu olan, ayrıca sualtı fotoğrafçılığıyla da ilgilenen Çilingiroğlu yüzme, atıcılık, eskrim ve binicilik yapıyor: “Bunların dışında tenis ve kano yapıyorum ve ayrıca dalgıcım. Ailemde sporcu çok ve spor yapmak hayatımın parçası. Biatlonda altı kez Türkiye Şampiyonu oldum. Spor gerçekten insanı her yönüyle yetiştiriyor. Akademisyenliğime de katkıda bulunduğunu düşünüyorum.” İngilizce, Fransızca, İspanyolca bilen Çilingiroğlu amacının sadece bilim kadını olmanın ötesinde dünyayı çok yönlü yaşamak ve yaşatmak olduğunu belirtiyor. Çilingiroğlu’nun aynı zamanda karakalem ve yağlı boya resimleri, reprodüksiyon tablolarının yanı sıra afiş tasarımları da var.

Adalılar tarihine kavuşuyor

İstanbulluların nefes alma merkezlerinden Adalar’da yeni bir oluşumun habercisi var. Adalar Müzesi, eski Büyükada İlkokulu, bir diğer adıyla Taş Mektep’te kuruluyor. 1870’li yıllarda İskenderiye Patriği Sofronios’un yazlık evi olarak yapılan bina, 1922 yılından bu yana Köprülü Mehmet Paşa Numune Mektebi, daha sonra da Büyükada İlkokulu olarak Adalar’a hizmet verdi. Müze 2010’un yaz aylarında ziyaretçilerine kapılarını açacak.

Sağlığa yolculuk başlıyor

Güzellik markası Avon, 14 yıldır meme kanseri hakkında toplumu bilinçlendirmek ve kadınlara meme kanserine karşı erken teşhis olanağı sağlamak amacıyla Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi’ni yürütüyor. Türkiye’de pek çok ilde ücretsiz mamografi taramaları gerçekleştirerek ve bilinçlendirme seminerleri düzenleyerek kadınlara ulaşan marka, Avon’la Sağlığa Yolculuk Tırı ile yola devam ediyor. Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri’nin katkılarıyla özel olarak hazırlanan ‘Sağlık Tırı’, 7- 8- 9 Ocak tarihlerinde İstanbul’da sırasıyla Şişli, Beşiktaş ve Kadıköy İlçeleri’nde ziyaretçileriyle buluşacak. Daha sonra ise 10 Ocak - 5 Şubat 2010 tarihleri arasında sırayla Kocaeli, Bursa, İzmir, Aydın, Denizli, Antalya, Mersin, Adana ve Ankara illerini ziyaret edecek.

Haydi çocuklar tiyatroya gidelim

Türkiye çapında 1 milyondan fazla çocuğa ulaşan ve 9’uncu yılında Pinokyo oyunu ile perdelerini açan ETİ Çocuk Tiyatrosu, gördüğü büyük ilgiden dolayı gösterimlerine devam ediyor. Bu sezonun perdesini ilk kez Bursa’da açan, ardından Ankara, İstanbul, Osmaniye, Adana, Mersin, KKTC, Bilecik, Kütahya, Eskişehir, Uşak, Manisa, İzmir, Çanakkale ve Balıkesir’de sahne alan ETİ Çocuk Tiyatrosu; bugün, yarın ve 9 - 10 Ocak günlerinde İstanbul Muammer Karaca Tiyatrosu’nda izleyicileriyle buluşacak. Ardından Antakya, Edirne, Tekirdağ-Çorlu, Kırklareli,  Lüleburgaz, İstanbul,Çanakkale, İzmir, Eskişehir, Yalova, Sakarya, Kocaeli, Aksaray, Van, Ağrı, Erzurum, Sivas, Amasya, Yozgat, Samsun, Sinop, Gaziantep, Düzce, Bolu, Karabük, Kastamonu, Bartın ve Zonguldak Ereğlisi’ne gidecek.

ASLI DAĞARCIKOĞLU