
Demokrasinin 'bekçi köpeği'ne tepki |
| AİHM Yargıcı Rıza Türmen'in Milliyet'te çıkan makalesindeki basının denetleyici rolüyle ilgili İngilizceden aktarılan 'watchdog' benzetmesine okur itirazları haksız. İngiltere'deki Basın Konseyi'nin bir adının da 'dişsiz bekçi köpeği' olduğu belirtildi Derya Sazak |
| Milliyet Gazetesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) yargıçlarından Rıza Türmen'in 30 Ocak tarihli Milliyet'te manşetten yayımlanan makalesine üç noktadan itiraz geldi. Erkan Yüksel adlı okurumuzun eleştirisi şöyle: "Bunun bir köşe yazısı olduğunu ancak habermiş gibi sunulduğunu görüyorum. Başlıktaki ifadenin doğru olup olmadığı konusunda da şüpheliyim. Zira, bu ölçütün 'kamu yararı' olduğunu sanıyorum. 'Kamuoyu yararı' şeklinde ifade etmek başka bir anlama gelmektedir diye düşünüyorum. İkinci sütunda AİHM'ye göre basının demokrasinin 'bekçi köpeği' olduğu ifade ediliyor. Bu ifadenin İngilizcesi 'watchdog'tur. Bilebildiğim ve öğrenebildiğim kadarıyla bu kavram 'denetim' ya da 'denetçilik' rolü anlamına geliyor. Ne köpekle ne de bekçilikle ilgili. Aynen devekuşu kelimesinin deve ve kuşla ilgisi olmadığı gibi." Dikkatli bir okurdan kayda değer eleştiriler. Sırayla yanıtlayalım: Yapılan yanlış değil AİHM yargısı Rıza Türmen'in "Yargı da eleştirilebilir" başlığıyla manşet yapılan yazısı, Orhan Pamuk, Yücel Aşkın ve Mehmet Ali Ağca davaları nedeniyle "tartışılan" yargının hangi koşullarda eleştirileceğine ilişkin bir inceleme yazısı. Yorumdan çok bilgilendirici içerik taşıyor. Yazı İşleri, Türmen'in görüşlerini birinci sayfadan çarpıcı bir başlıkla sunarken, "Gündemdeki konulara AİHM bakışı" diye not düşmüş. Uzman bir muhabir, Türmen'i arayarak demeç de alabilirdi. Gazete yönetimi bu yolu tercih etmek yerine AİHM Yargıcından görüşlerini kaleme almasını istemiş. Dolayısıyla Rıza Türmen'in makalesi, gazetenin klasik köşe yazılarının dışında güncel bir tartışmaya ışık tuttuğu için haber gibi manşetten verilmiş. Kaldı ki, bazen köşe yazarlarının haber içeriği taşıyan yazıları da birinci sayfadan duyuruluyor. Yüksel'in üzerinde durduğu "haberle yorumun ayrılması" ve gazetenin manşetlerinin haberlerden oluşması ise Milliyet'in de benimsediği genel bir ilke. Gazetenin temel işlevi haber vermektir. Kullanım doğru Yazıda geçen "kamuoyu yararı" ve "bekçi köpeği" ifadeleri bizzat Türmen tarafından kullanılmıştır. İç sayfadaki "kamuoyu yararı"ndan kastedilen "kamu yararı" olduğu için okurumuzun önerdiği gibi de kullanılabilirdi. Okurumuz, Rıza Türmen'in yazısında geçen "AİHM'ye göre basın, demokrasinin 'bekçi köpeği' görevine sahiptir" sözlerine yönelik itirazında ise haklı değil. Çünkü iletişim biliminde, İngilizcesi "watchdog" olan "bekçi köpeği" tanımı, medyanın toplumu uyarıcı, korucuyu işlevini yansıtması bakımından hayli yaygın kullanılmaktadır. Uyarı üzerine, yanılmış olmamak için Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Yasemin İnceoğlu'na da sorduk. İnceoğlu medyanın denetleyici göreviyle ilgili benzetmenin doğru kullanıldığını, İngiltere'de Basın Konseyi'nin bir adının da 'dişsiz bekçi köpeği' olduğunu belirtti. Medya dilinde "eşik bekçiliği" olarak kullanılan bir başka deyim "dezenformasyon" karşısında ajansların ve editoryal kadroların "süzgeç" işlevini anlatmaktadır. Böylece topluma doğru haber ve bilgilerin iletilmesi sağlanmaktadır.09.02.2006 |
| Bu Haber 169 Defa Okunmuştur |