
Araştırmacı Gazetecilik… Nereye Kadar? |
||
|
||
Haber: Kansan Volkan Duranoğlu - Neslim Topaloğlu
Fotograf: Zeynep Yorgancılar GSÜ-HA (Istanbul) GSÜ_mediar’in, Türkiye’de araştırma gazeteciliğin öncülerinden ve en iyi örneklerinden biri kabul edilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun 14. ölüm yıldönümü çerçevesinde düzenlediği toplantıda “Arastirmaci gazetecilik Uğur Mumcu ile birlikte öldürüldü mü?” tartismasi yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özden Çankaya, Uğur Mumcu`nun “bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunamaz” sözünü anımsatarak araştırmacı gazeteciliğin, kitle iletişimim açısından önemini vurguladı. GSÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, konuşmasında araştırmacı gazeteciliğin tarihsel kökeni ve gelişimini anlatarak, araştırmacı gazeteciliği “Haksizliklari, siyasal ve sosyal güce sahip odaklar tarafından gizli kalması istenen olayları araştırıp ortaya çıkarmaktır.” sözleriyle tanımladı. İnceoğlu, basının dördüncü güç olarak kabul edilmesi anlayışına paralel olarak “arastirmaci gazetecilik” anlayışının evrim geçirdiğini ifade etti. Arastirmaci gazeteciliğin hukuki boyutlarını irdeleyen Avukat Fikret İlkiz, “Biz hukukçular araştırmacı gazetecilerin önüne hep engel koyariz” dedi. Ilkiz TCK’nin 329. maddesindeki “sir” kavramını tartışarak “suç varsa sir olmamalıdır” dedi. Ilkiz, Uğur Mumcu’nun, dönemin Milli Savunma Bakanı Ercan Vuralhan’la ilgili yayinlari sonrasinda mahkemeye intikal eden süreci örnek olarak anlattı. GSÜ Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr.Ahmet Ulvi Türkbağ, araştırmacı gazetecilik pratiği sırasında karşılaşılabilecek etik sorunlara değindi. Türkbağ, “Ugur Mumcu gibi gazeteciler düşünsel anıtlardır. Mermer anıtlar geçici, düşünsel anıtlar kalıcıdır.” seklinde konuştu. Konferansın tartışma bölümünde söz alan Bilgi Üniversitesi`nden Prof. Dr. Haluk Şahin Arena Programında karsılaştıkları etik sorunları anlatırken rüşvet aldığını gizli kamera ile belgeledikleri bir tapu müdürünün “Eger yayınlarsanız intihar ederim.” tehdidi karsısında karartılmış yayın yolunu seçtiklerini belirtti. Gazeteci ve yazar Hıfzı Topuz ise araştırmacı gazeteciliğin ilk örneği olan Galatasaray Liseli Zeki Bey’in 1911 yılında vurularak öldürüldüğünü anlattı. “Arastirmaci gazetecilik öldü mü?” Toplantinin ikinci oturumunda GSÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Füsun Özbilgen, Anka Ajansı’nda ve Cumhuriyet Gazetesi’nde Uğur Mumcu’yla birlikte geçen yıllarını ve Mumcu’nun gazetecilik anlayışını anlatırken “Ugur Mumcu yolsuzluk yapanları devletin hangi makamında olursa olsun, soyut olarak değil, somut, tek tek kişiler üzerinden araştırır ve teshir ederdi.” dedi. Özbilgen, Mumcu’nun öldürülmesi ile araştırmacı gazeteciliğin de bir anlamda öldürüldüğünü belirtti. Gazeteci-yazar Altan Öymen ise, Uğur Mumcu’yla birlikte hazırladıkları ve bir araştırmacı gazetecilik örneği olan “Mobilya Dosyasını” anlattı. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in yegeni olan Yahya Kemal Demirel’in yaptigi usulsüzlüklerin belgelendiği çalışma, Türkiye’yi “hayali ihracat” kavramıyla tanıştırmıştı. Altan Öymen “Ugur Mumcu`nun en önemli özelliği hiçbir isin pesini bırakmaması ve sonuna kadar takip etmesidir. Bütün müesseseler insanlardan oluşur, isleri insanlar yapar, bir yolsuzluğu ortadan kaldırmak için insanin üzerine gitmek gerekir ” diye ekledi. Gazeteci Emine Algan ise, yeni kuşak gazetecilerin bir temsilcisi olarak günümüz şartlarında araştırmacı gazetecilik yapmanın son derece güç olduğuna değindi. Vatan gazetesinde yayınlanan “ilaç skandalı” konulu haberiyle geçen yil pek çok ödül kazanan Algan, ilaçlarin kamu kurumlarına fahiş fiyatla satılarak haksiz kazanç sağlandığını belgelemişti. Ödül kazandıktan bir ay sonra isten çıkarıldığını belirten Algan, “arastiran ve araştırmayan” gazeteci ayrımına karşı çıktığını, her gazetecinin haber konusu ne olursa olsun mutlaka araştırma yapmak zorunda olduğunu dile getirdi. “Bugün artık araştırmacı olmayanlar çoğunlukta çünkü medya bunu istiyor” seklinde konuştu. Resim Altları: Arastırmacı Gazetecilik 1: Fikret Ilkiz, Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, Doç. Dr. Ahmet Ulvi Türkbağ |