Güncel

Sinan Demir KOCAELİ (KOÜHA)

Eğitim Sen’den ‘Medya, şiddet ve Eğitim’ paneli
Gazeteci-yazar Ragıp Duran, Prof. Dr. Yasemin G. İnceoğlu ve Doç. Dr. Ali Ergur’un katıldığı panelde, Ragıp Duran, 'Genlerimizde şiddet var', Ali Ergur, 'Şiddet hastalığın kendisidir. Şiddetin nedenlerini aramak için 1980 ve sonraki döneme bakmak gerekir', İnceoğlu ise 'Model almak şiddete neden olabilir' dedi.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İl Şubesinin önceki gün düzenlediği 'Medya, Şiddet ve Eğitim' konulu konferans Teksif- iş kongre salonunda gerçekleşti. Konferansa Gazeteci-yazar Ragıp Duran, Prof. Dr. Yasemin G. İnceoğlu ve Doç. Dr. Ali Ergur katıldı.

Köyden kente 1980’den sonra göçün yoğunlaşması ile birlikte uyum sorunlarının yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr. Ali Ergur, geçiş dönemlerinde böyle durumların yaşanmasının normal olduğunu belirtti. Kırdan göç edip gelen insanların kendi yaşam tarzlarını da beraberlerinde getirdiklerini ifade eden Ergur konuşmasını şu şekilde sürdürdü: 'Göç edip gelenler kendi kültürlerini de beraberlerinde getiriyor. Bundan dolayı kente adaptasyon sorunu yaşıyorlar. Ne köylü ne kentli olabiliyorlar. Karma, arabesk bir kültür oluşmaya başladı. Bu da şiddet gibi çeşitli sorunları beraberinde getiriyor. Kent bireyleri rakip haline getiriyor. Köyde belirli bir toplum içinde yaşayan insanlar, sorunlarına o toplum içinde çare bulabiliyordu. Birey kentte tek başına acımasız düzenle savaşmak zorunda kalıyor.'

Küreselleşmeyle birlikte hızlı bir değişim yaşandığını söyleyen Ergur, toplumsal çelişkilerin artmaya başladığını, bunun nedeninin de toplumlar arası etkileşim olduğunu belirtti. Reklâmların ve dizilerin değişimde etkili olduğunu vurgulayan Ergur 'Reklâmlar ve diziler gençleri etkiliyor ve yönlendiriyor. Gençler tüketici olarak görülüyor ve özdeşlik kurmaları isteniyor. Gençler özdeşlik kurdukları zaman başkası gibi hareket ediyor ve şiddet de beraberinde geliyor' dedi.

 İnceoğlu: Model almak şiddete neden olabilir
Panelde yer alan bir diğer konuşmacı Prof. Dr. Yasemin G. İnceoğlu, medyadan kaynaklı şiddetin iki sebebinin olduğunu belirtti ve bunların ilkinin medyanın yapısından kaynaklandığını, ikincisinin ise basında özdenetim olmamasından kaynaklandığını söyledi. Basının kamu yararını ve sosyal sorumluluğu göz ardı ettiğini ifade eden İnceoğlu, Yurttaş Gazeteciliği ile bu aksaklıkların giderileceğini vurguladı. Yurttaş Gazeteciliği’nin okura medyanın içeriğine müdahale etme imkânı verdiğini savunan Prof. İnceoğlu, medya okur-yazarlığının da önemine dikkat çektiği konuşmasında; 'Medya bize kurgulayıp, hazırladığı haberleri sunuyor. Medya okur-yazarlığı doğru-yanlış, iyi-kötü, yararlı-yazarlı ayrımı yapabilmek için bize bilgi veriyor. Bu şekilde medyadan kendimize faydalı olanları alıyoruz. Bizde medyadan kaynaklı şiddet üzerinde durulmuyor. Özellikle televizyonda yayınlanan diziler gençler ve çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Televizyonda verilen gerçek dışı öğeler, gerçek gibi algılanıyor. Dizi yıldızları model olarak alınıyor. Gençler onlar gibi hareket ediyorlar. Model olarak aldıkları kişiler şiddet gösterdikleri zaman, onlarda aynısını yapıyorlar. Buda toplum olarak bizi etkiliyor. Çocuk ve gençlerin şiddetten korunması için bir şeyler yapılmıyor' dedi.

 Duran: Genlerimizde şiddet var
Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken şiddet uygulayarak geldiğimizi, bu yüzden genlerimizde şiddet olduğunu belirten Gazeteci –Yazar Ragıp Duran, Osmanlı zamanında kardeş katli yasası çıkarılmasının şiddete meyilli olduğumuzun kanıtı olduğunu söyledi. Toplum olarak şiddete alışkın olduğumuza vurgu yapan Duran, 'Bizde erkek kadına, usta çırağa, polis zanlıya, güçlü güçsüze şiddet uyguluyor' dedi. Şiddetin bütün toplumlarda olduğunu belirten Duran, 'ABD’de bir öğrenci öğretmenini vuruyor, polis tarafından yakalanıp hâkim karşısına çıkarılıyor. Hakim niye öğretmenini vurdun diye sorunca cevap olarak, ben pazartesi günlerini sevmem diyor. Cana kıymak bu kadar basit olmamalı' dedi. Medya okur-yazarlığının da önemine değinen Ragıp Duran şunları söyledi: 'Medya okur-yazarlığı eğitimi batıda ilkokulda veriliyor. Bizde liselerde bile böyle bir şey yok. Medya okur-yazarlığı iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, yararlıyı zararlıdan ayırt etmek için önemli. Şiddeti anlamaya çalışmak, nedenini anlamak çözüm üretmek için yeterli olabilir. Okulda şiddetle ilgili anket yapmak bile, şiddetin kaynağını ortaya çıkarmaya yeterli olabilir' dedi.
 
16.05.2006